KURŞUN TOPLUMSAL BARIŞA SIKILDI

AGOS Gazetesi yayın yönetmeni, Ermeni toplumunun güçlü demokrat sesi Hrant Dink, gazetesinin önünde 17 yaşında bir çocuk tarafından öldürüldü. Hrant Dink'in demokrasi ve diyalog kültürü uğrunda mücadele ederek geçirdiği hayatı, korku ve öfkenin elinde son buldu.

Yıllardır toplumun her kesiminde körüklenen ırkçı-milliyetçi propagandanın bir sonucu olarak gördüğümüz bu cinayetin sorumlularını lanetliyor, sebep olanları ve önlem almayanları kınıyoruz. Kafkas Diasporası'nı gösterilen tepkiye katılmaya ve toplumsal barışın, demokrasinin ve diyalog kültürünün sesini yükseltmeye davet ediyoruz.

Sorumlular Bellidir

Cinayetin baş sorumlusu yıllardır ülkede ırkçı milliyetçi söylemlerle toplumsal kimlikler arasında gerilimi tırmandıran devlet bürokrasisinden, sivil topluma kadar uzanan “çete örgütlenmesidir”. Kendisine ait anayasalar oluşturacak kadar cesaret bulan bu çeteler buldukları her fırsatta toplumu farklı kimlik ve anlayışlara bölerek sivil toplumu zayıflatmayı hedeflemektedir. Toplumu ırkçı-milliyetçi propaganda altına alabilmek için televizyonlar kuran, dizi filmler yapan, yayınevleri, STK'lar kuran, üniversitelere sızan bu yapılar toplumsal dokuyu parçalayarak kin ve nefret duyguları ekmektedir. Kamuoyu üzerinde stratejik hesaplarla sürekli provokasyonlar gerçekleştiren “çete örgütlenmesi” toplumsal barışın önündeki en büyük engeldir. Etnik ve politik kimlikler arasında gerilimi tırmandırarak ülkeyi bir şiddet sarmalına mahkûm eden bu anlayışı ve destekçilerini lanetliyoruz. Yaymaya çalıştıkları korku ve paranoyaya karşı toplumu demokrasi ve diyalog kültürü içinde kendisine güvenmeye davet ediyoruz.

Siyasi Partiler Göz Yumuyor

301. Madde'ye dayanılarak başlatılan hukuki süreçlerin zemin hazırladığı linç kampanyalarını, sırf mahkûmiyet kararı çıkmamasına dayanarak görmezden gelen siyaset dünyası bu cinayetteki payını görmelidir. İktidar mücadelesi adına ırkçı-milliyetçi politikalardan medet umarak, sivil politikadan uzaklaşan tüm siyasi partileri kınıyoruz. Farklı kimliklerden oluşan Türkiye toplumunun ihtiyaç duyduğu siyasi irade, gücünü ön yargılardan ve kavgadan değil, çoğulculuk ve hoş görüden alabilir. Doğru bildiklerini savunmak adına hayatlarını ortaya koyan aydınlarının katledilmesine iktidarını sürdürmek adına göz yuman sivil bir otoritenin inandırıcı olması söz konusu değildir.

Kafkas Diasporası Üstüne Düşeni Yapmalı

Ermeni Soykırım iddialarının dünya kamuoyunda kabul görmeye başladığı bir dönemde işlenen bu cinayet kamuoyunu diyalog zemininden tamamen uzaklaştırmayı ve farklı görüş sahiplerini sindirmeyi amaçlamaktadır. Bu propagandanın Kafkasya'da yaşayan Ermenileri hedef göstererek, Kafkas diasporası üstünde gerçekleştirildiğine kısa bir zaman önce tanık olduk. İnternet siteleri üzerinden asılsız iddialarla Ermeni düşmanlığı yaratmaya çalışan bu propagandanın hedefine ulaşmasına izin vermeyelim. Kafkas Diasporası'nı çetelerin düşmanlık tohumları eken söylemlerine karşı hazırlıklı olmaya ve oyuna gelmemeye çağırıyoruz.

Türkiye'nin farklı kültürel ve tarihsel kimliklerinden birini temsil eden Kafkas Diasporası, korkunun, öfkenin, ön yargının ve çetelerin yanında değil; öz güvenin, hoş görünün, çoğulculuğun ve demokrasinin yanındadır. Diasporayı, sahiplendiği değerleri savunmak, şiddete dur demek ve toplumsal barışa destek olmak adına varlığını göstermek üzere Hrant Dink'in cenazesine katılmaya davet ediyoruz.

 

 

Geri