
Ağustos 2008 yılında, Rusya Federasyonu'nun Abhazya'yı resmen tanıdığını ilan etmesi ardından, Abhazya-Rusya ilişkilerinin iki bağımsız ülke arasında tarif edilebilir olmaktan çok uzak seyrettiğini üzülerek izliyoruz. Aşamalı bir şekilde Abhazya'yı ilhak etme planları yürüten Rusya, öteden beri bir koyup üç kazanma derdiyle Abhaz diasporasını Kafkas Diasporası içinde bir Truva Atı'na çevirmek istiyordu.
Rusya'nın niyetleri ve planlarıyla ilgili hiç bir zaman kuşkumuz olmadı ancak Abhazya hükümetinin attığı adımları ve çok güvendiğimiz simalardan gelen açıklamaları hayretle karşılıyoruz.
Rusya, soykırım ve sürgünle direncini kırarak işgal ettiği Kafkasya'yı gönüllü katılım yalanlarıyla geçmişine yabancılaştırma politikasını nihayet Abhazya'ya taşımayı başardı. Abhazya hükümeti, Abhazya'nın Rusya'ya gönüllü katılışının 200.yılı kutlamaları çerçevesinde sene boyunca çeşitli etkinliklere imza attı. 200. yıl kutlamaları kapsamında düzenlenen bir sergide Başbakan Şamba'nın "Bu yıl Rusya ile birlikteliğimizin 200. yılını kutluyoruz. Moskova ve Abhazya'da programlar yapıldı ve daha başka yeni programlar da yapılması planlanıyor" şeklindeki demeci, neden Abhazya'daki Abhaz nüfusundan daha çok Abhaz'ın Türkiye'de yaşadığı sorusuyla bizleri tekrar yüzleştirmiştir. 19. yüzyılda ataları Rus Çarlığı tarafından soykırıma uğratılan ve ülkesi dışına sürülen bir Abhaz diasporası mevcutken Abhazya hükümeti nasıl olur da Rusya'ya "gönüllü" katılışının 200. yılını kutlayabilir? Nasıl olur da Diaspora'da yaşayan yüz binlerce Abhaz adeta yok sayılarak, bugün Abhaz-Rus haklarının kardeşliğinden, tek halk olmasından bahsedilebilir?
Abhaz hükümeti kendi tarihine ihanet etmekle de yetinmiyerek, bu sene 21 Mayıs Sürgün anmalarını da yasakladı. Diasporaya yönelik manipülasyonlar ve yapılan manidar açıklamalarla artık Abhazya hükümeti, Rusya'nın Kafkas diasporasına yönelik politikasının yürütücüsü ve savunucusu olmaya soyunduğunu göstermektedir. Abhazya Cumhuriyeti Parlamenteri Batal KOBAHİYA "Çerkes Sorunu'nun siyasallaştırılmasına karşıyız. İnsanların açık olarak tarihlerini bilmek ve anlamak zorundadırlar, ancak ben bunun siyasallaştırılmasını istemiyorum. Bu sorun, her türlü siyasi spekülasyonun dışındaki uzmanlar tarafından görüşülmelidir" açıklamasını yasaklanan 21 Mayıs Sürgün anmaları yerine düzenlenen 31 Mayıs Muhacır gününde sarfetmiştir. Rusya'nın gönüllü katılım - gönüllü göç yalanlarına inanmak bir tercih olabilir. Ancak Çerkes sorununun siyasallaşmasının karşısına dikilmek artık iyi niyet çerçevesinde ele alınabilecek bir tavır değil. Batal Kobahiya dahil olmak üzere, Rusya'nın güvenlik kaygılarını Kafkas Diasporası'na taşımaya niyetlenen herkesi haddini bilmeye davet ediyoruz.
Abhazya Hükümeti'nin kendisine biçtiği diasporada Rusya'nın Truva atı olma misyonunun son derece kritik bir dönemde Diaspora -Anavatan ilişkilerini zedelemesinden endişe ediyoruz. Abhazya'nın Rusya ile ilişkilerinin stratejik bir dengede devam ettirilmesi gerekliliğine dikkat çekerek belirtmek isteriz ki bu denge gittikçe yitirilmekte ve Abhazya ihtiyaç duyduğu diaspora desteğini zora sokmakta ve Diaspora baskısıyla gerçekleşebilecek muhtemel Türkiye desteğine kapıları kapatmakta ve uluslar arası sistemde kendisini gittikçe yalnızlaştırmaktadır.
Başta Sayın Sergey Bagapş olmak üzere Abhazya hükümetine hatırlatmak istiyoruz:
1- Abhazya'nın bağımsızlığının teminatı bağımsız karakterli bir iktidar kültürüdür.
2- Abhaz sürgününün, "göç" olarak adlandırılması, diasporayla ilişkilerinizi zedelemekten öte hiç bir şeye hizmet etmez.
3- Abhaz halkı, Çerkesya mücadelesinden ve genel olarak Kafkasya'nin özgürleşme mücadelesinden ne tarihsel ne de güncel olarak soyutlanabilir. Abhazya halkı ve Abhaz diasporasını Rusya'nın çıkarları doğrultusunda diğer Kafkas halklarından ayrıştırma çabası yalnızca diasporada değil Kafkasya'da da tecrit edilmenize yol açacaktır.
4- Sivil siyasetin yasakçı bir zihniyet ile sindirilmeye çalışılması demokratik kamuoyunu baltalamaktan öte hiç bir işe yaramaz. Abhazya rotasını, Rus despotizminden yana değil temel insan hak ve hürriyetlerinin geçerli olduğu bir siyaset kültürüne çevirmelidir.
5- Abhazya-Rusya arasındaki dostane ilişkileri sürdürmek adına izlenen bütün bu politikalar, Abhazya'nın kontrolünden çıkıp, adeta Abhazya'nın Rusya'ya biat etmesi haline dönüşmeye mahkumdur. Günü kurtarmak adına attığınız bu adımlar yarınlarımızı karartmaktadır.
21 Mayıs, ne Diasporada yaşayan Abhazlar'ın, ne de anavatanda bulunan insanlarımızın ihmal edebileceği, görmezden gelebileceği, hele ki yasaklayabileceği bir olgu değildir. Bugün Abhazya hükümetinin içinde bulunduğu tutum ve tavır, kendi tarihinin ve diasporadaki soydaşlarının varlığının reddinden başka bir şey değildir.
Kafkasya Forumu










Yorumlar
Kardesim abazasın belli ki. Unutma ki bu son savasta Ruslar'a karsi mucadele eden Abhazlar kendilerini Cerkesya icinde ifade ediyordu. O zamanlar ne Ubihlar ne Adigeler, Cerkes kavramina Abhazlar'dan daha yatkin degildi. Dunya sahnesine bu ortak isimle ciktilar ve soykirima da bu isim altinda ugradilar.
Simdi sen milliyetciligin gozune vurdun ben Cerkes degilim diye yirtinip ortaya cikiyorsun guzel ama seni degil dedeni referans almak daha dogru olur. Ne de olsa soykirima ugrayan oydu sen degilsin. Hic degilse dedene saygin olsun.
Bir de sunu sor kendine, ya bugun kendine Turk diyor olsaydin? Ne yapilacakti, bir de turk soykirimi mi deseydik?
Bu kadar bencil olmayin. Artik sizinkisi simarikliktan baska bir sey degil.
21 mayısta Çerkesya da çerkesya diyerek, 21 mayısı sadece Adıgelere mal edenlerin 21 mayısla ilgili yukarıdaki sözleri abesle iştigaldir. Abhazyada truva atları 21 mayısı yasakladılarsa siz neden hatırlatmadınız ? Çerkesya artık var ama sizin için Abhazyanın, Abhazların 21 mayısta yeri yokmu? samimiyetten uzaksınız.
İvan'a ölüm, sen çok yaşa Coni
Dogruyu soylediklerini inkar edemiyoruz, bari camur atalim diyorsunuz yani.
Bu toplumun dogrulara karsi alerjisi var alıştık da su rahatsız olunca camur atanlara tahammul etmek zor.
Abhazya ve diasporası dinamikleri açısından sığ ve hamasi söylemlerlebir yere varılamaz ne yapılabileceği konusunda değerli forumcuların daha nitelikli düşünceler üretmeleri gerekmektedir.
Elde edebilecekleri başarı pirus zaferi bağlamını bile aratabilir.
Velhasıl bir abhaz atasözünde dendiği gibi Öküz arabasına binmiş tavşan avına çıkmışlar.
Truva atı söylemini yapanların kendileri diasporanın aşil topuğu konumundalar.
Eleştiriyi aşan söylemlerle uyandıracakları fitneden herkes uzak durmalıdır.
Abhaz halkı, Çerkesya mücadelesinden ve genel olarak Kafkasya'nin özgürleşme mücadelesinden ne tarihsel ne de güncel olarak soyutlanamaz ise Amerikanın truva atı olup Gürcülerle işbirliği yapmanın ne Abhazya'ya, ne Çerkesyaya, ne diasporaya fayda getirmeyeceğini anlamalılardı.
Demekki özgürleşme mücadelesi çokta güzel soyutlanabiliyo rmuş. Kemal kardeşim doğru söylemiş. Truva atı avcılığına soyunanların kendileri bizzat truva atı olmamalıdır.
En azından İvanın truva atları eleştirilebiliy or. Peki ya Coninin truva atları?
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.