Kafkasya Forumu

     

Sergey Bagapş'a Açık Mektup

e-Posta Yazdır PDF
Share
Abhazya Cumhuriyeti Devlet Başkanlığı’na,
 
Sayın Sergey Bagapş,
 
Size bu mektubu, son dönemdeki bazı gelişmeler sonucunda, Abhazya’nın bugüne dek sürdürdüğü tam bağımsızlık yanlısı duruşunun zedelenmesi üzerine duyduğumuz kaygılar sebebiyle yazıyoruz.
 
Fakat her şeyden önce, Abhazya’nın Rusya ve Gürcistan ile olan ilişkileri ve Gürcistan’ın diasporaya yönelik niyetleri hakkında belirtilmesi gereken bazı noktalar var. Abhazyalı resmi görevliler zaman zaman diaspora ile olan temaslarında Gürcistan’ın ‘Ayrılıkçı Bölgelerden Sorumlu Devlet Bakanı’ Temur Yakobaşvili’nin açıklamalarına atıfta bulunarak, dikkatli olunması gerektiğini belirtiyorlar. Şunu rahatlıkla ifade edebiliriz ki, Yakobaşvili de dahil olmak üzere Gürcistan’ın herhangi bir yetkilisinin diasporanın üzerinde hiç bir etkisi olamaz. Diasporada, Gürcistan devletinin emperyalist karakteri ve Abhaz ve Oset halklarına yönelik yıkıcı amaçları konusunda tam bir mutabakat hakimdir.
 
Bu noktada, Gürcistan’ın son yüzyıllık süreçte değişmeyen tavrının devamı olarak gördüğümüz ve kesintisiz sürdürdüğü saldırgan politikaları karşısında Abhazya’nın tavrını benimsiyor ve destekliyoruz. Ayrıca Abhazya yönetiminin, reel konjonktürün bir sonucu olarak Rusya’ya yönelik “ilişkileri iyi bir seviyede tutma” politikasını da benimsiyor ve destekliyoruz
 
ABD, Avrupa Birliği ve içinde Türkiye’nin de bulunduğu Gürcistan’a aktif destek veren ülkelerin, 2008’in Ağustos ayında Oset kardeşlerimize yönelik vahşi soykırım girişimindeki rolleri ve halen saldırgan söylemlere cesaret veren, Abhazya’yı yok sayan tavırları ortadadır. Kuzey Kafkasya’da “Kafkas Halkları Konfederasyonu” gibi belirleyici öneme sahip bir örgütlenmemiz de bulunmamaktadır. Bunlarla beraber Gürcistan’ın nüfus ve teknik üstünlüğü de düşünüldüğünde, Rusya’nın askeri, diplomatik ve mali desteğinin Abhazya için önemi daha fazla kendini göstermektedir.
 
Bizi kaygılandıran, “ilişkileri iyi bir seviyede tutmak” adına atılan adımların Abhaz halkının bağımsızlık mücadelesini gölgelemesi ve bağımsızlık kavramının içini boşaltmasıdır. 2 Aralık 2007 tarihinde, Rusya’da gerçekleşen parlamento seçimleri sebebiyle Abhazya’da kamuoyuna açık biçimde seçim sandıklarının kurulması buna verilecek iyi bir örnektir. Yakın dönemde Dış İşleri Bakanı Sergey Şamba’nın “Abhazya’nın askeri kontrolünü Rusya’ya devretmeye hazırız” açıklaması, Abhazya sınırlarının Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) tarafından korunmasının gündemde oluşu ve toprak satışının resmen yasak olmasına karşın bilinen bir gerçek olarak toprağın Ruslara satılıyor olması ve ayrıca Ruslar üzerinden Gürcülere satıldığına dair iddiaların varlığı, diasporayı ciddi biçimde endişelendiren gelişmelerdir.
 
Abhazya’nın tam bağımsızlık yanlısı duruşunu zedeleyen bir diğer argüman da “Rusya-Belarus Birlik Devleti’ne” katılma talebidir. 140 milyonluk Rusya ve 10 milyonluk Belarus’la birlik devleti içerisinde yer alacak olan bir Abhazya’nın bağımsızlığının anlamı ne olacaktır? Bu konuyu pek çok kez Abhazya’nın Rusya Federasyonu içerisinde yer almayacağını belirten sizin aydınlığa kavuşturacağınızı umuyoruz.
 
Son olarak 24 Mart 2009 tarihinde Abhazya Güvenlik Konseyi Sekreteri Stanislav Lakoba’nın bir röportajda dile getirdiği bir mesele var ki, bizi gerçekten dehşete düşürmüştür. Sayın Stanislav Lakoba’nın deyimiyle 2010 yılı, “Rusya’nın ‘himayesinde’ oluşumuzun 200. yıldönümü”dür. Abhaz Krallığı’nın Rus Çarıyla imzaladığı anlaşmanın ne Krallığın dışında kalan büyük miktardaki Abhaz nüfusuna ne de Krallığın kendisine herhangi bir şans getirmediği bugün apaçık ortadadır. Gerçekten bu ifadeleri dile getirmeye muhtaç mıyız? Eğer bu 200 yıllık bir dostluksa, biz neden buradayız? Neden Abhaz halkının dörtte üçü anavatanından uzakta?
 
2007 yılında Adigey, Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes Cumhuriyetlerindeki 450. yıl kutlamalarına Abhaz diasporası da dahil tüm dünyadaki Kafkas diasporasının verdiği tepkiye dikkatinizi çekiyor ve bu konuda atılacak bir adımın diasporanın zihninde ve Abhazya yönetimine bakışında ciddi bir kırılma yaratacağını belirtiyoruz.
 
Abhazya, tüm Kafkasyalılar için bir bağımsızlık sembolüdür ve bu sembolün benzer açıklamalarla gölgelenmesi vicdanları ciddi biçimde yaralamaktadır. Söz konusu olan tarihimiz, toprağımız, kimliğimizdir. Bütün bunları “Rusya ile olan ilişkilerin iyi seviyede tutulması” adına örselemek doğru bir tutum değildir. Sizden beklediğimiz 2004 yılındaki Devlet Başkanlığı seçimleri süresince, Abhazya halkının ve egemenliğinin itibarını koruyan çizginizin devamını getirmenizdir.
 
Biz, bundan 16 yıl önce Sayın Stanislav Lakoba’nın dile getirdiği gibi “yüzümüzü kaybetmek istemiyoruz” ve işte bunun için herhangi bir devletin desteğine bel bağlamadan önce denizin iki yakasında da kendi halkımızı örgütleyip, kendi gücümüz üstünde yükselmeyi öncelemeliyiz.
 
Biz yine diyoruz ki, “Abhazya ne Gürcistan ne Rusya’dır, Abhazya Abhazya’dır”.
Sesimize değer vereceğiniz umuduyla, saygılarımızla.
 
KAFKASYA FORUMU
10.04.2009

 


Stanislav Lakoba’ya Açık Mektup
ОТКРЫТОЕ ПИСЬМО CЕРГЕЮ БАГАПШУ
ОТКРЫТОЕ ПИСЬМО СТАНИСЛАВУ ЛАКОБЕ

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti Bağımsızlık Bildirgesi 21 Mayıs
Aslan Mashadov Cahar Dudayev
www.olympicgenocide.org Vladimir Putin
Politkovskaya, Yevloev, Markelov  

Düzeltme

Bazı okuyucularımızdan aldığımız uyarılar doğrultusunda, yayın hayatı 3 sene once sona eren Kafkasya Forumu Dergisi'nin 6. sayısında yayınlanan, 2005'de Nalçik'te meydana gelen trajik olayları konu alan "Vahşi Siyaset Belgesi" isimli yazıda kullanılan fotoğrafın, Eylül 2004'de yaşanan  Beslan baskınına ait olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Kaynaklarımızın Nalçık baskını ardından ulaştırdığı görsel materyaller arasından seçtiğimiz bu fotoğraf cenazelerin yakıldığı bilgisiyle birebir örtüşen içeriği ve yayınlanmaya en müsait olanı olması sebebiyle seçilmişti. Dergimizin dijitalize edilmiş versiyonlarını web sitemizden yayınladığımız için bu düzeltmeyi dikkatlerinize sunuyoruz.

Halklarımızın karşı karşıya kaldığı  her iki trajik olayın da ve  bu olaylara yol açan sosyal-siyasal etkenlerin bizler icin bugün bile ağırlığını değiştirmediği bir gerçektir. Bu münasebetle Nalçik'ta ölüme yollanan onlarca gencin ve Beslan'da hayatını kaybeden çoğu çocuk yaşta yüzlerce insanımızın acısını, başta yakınlarını kaybetmiş ve cenazelerini bugün dahi teslim alamamış ailelerimiz olmak üzere, tüm halklarımızla paylaştığımızı belirtmek isteriz.


Hatanın farkına vararak bizleri uyaran duyarlı okurlarımıza teşekkür eder, hata dolayısıyla tüm okuyucularımızdan özür dileriz.

Kafkasya Forumu, 08.03.2010