Kafkasya Forumu

     

Rus Oryantalizmi ve Unutturulmak İstenen Soykırım...

e-Posta Yazdır PDF
Share
Batı dünyasının “öteki” olarak tanımladığı dünyaya bakışı her alanda bir oryantalizmden beslenmiştir. Kendi değerleri, fikirleri, kuralları çerçevesinde “öteki"ni tanımlamaya çalışmak, yargılamak ve hüküm vermek günümüz uluslar arası siyasetinin de temel uygulanma biçimini yansıtır.
 
Batı’nın kendi yarattığı “öteki”ne karşı yansıttığı bu oryantalist tutum, aslında dünyanın değişik bölgelerinde de çeşitli güçlerin politikalarında uygulama alanı bulmaktadır. Bahsettiğim, Rusya’da tarihsel bir geçmişi olan ve hala devam ettirilen Rus oryantalizmidir.
 
Kendisini özellikle Kafkasya bölgesinde hissettiren Rus oryantalizmi üzerine öncelikle birkaç söz söylemek gerektiğini düşünüyorum. Rus oryantalizmi Rusya’nın Kafkasya’ya yönelik olan kolonyalist, emperyalist yönelimleri ve politikaları için ideolojik bir temel oluşturmak açısından büyük önem taşımaktadır.
 
19. yüzyıl boyunca bölgede devam eden Rus emperyalizmi ve oryantalizmi Rusya’nın askeri kaynaklarda da geçen Kafkasyalılar için yakıştırdığı “dağlılar”, “barbarlar”, “tembel yerliler” gibi ifadelerde yansıma bulmuştur. Bu şekilde oluşturulmak istenen “yeni ve medeni” kolonyal düzen için Kafkasyalıların eğitimsiz oldukları ve medeni olmadıkları ileri sürülmüş ve Kafkasya toprakları zalimce sürdürülen “soykırım” uygulamalarıyla Kafkasyalılardan temizlenmek istenmiştir.
 
"Yıllarca ele geçirilemez bir kale, haydutlar için bir saklanma yeri ve herhangi bir fethedicinin cezasız yaklaşamadığı durumda olan bu ülke, aniden sanki sihirli bir el dokunmuş gibi bütün çalışkan Rus insanlarına ait meskûn bir yere dönüşmüştür." [1]
 
Yukarıdaki alıntı Rusların Kafkasyalılar üzerindeki nihai amacını çok güzel gözler önüne sermekle birlikte, aslında kasıtlı bir etnik temizlik hareketinin de gerçekleştirildiğinin ifadesidir.
 
Tarih bize bunu söylerken, birkaç gün sonra gerçekleştirilecek olan 21 Mayıs programlarının ne kadar içi boş hale getirildiğini, işin özünden uzaklaşıldığını söylemek durumundayım. 21 Mayıslar bu topraklarda neden yaşadığımızı sorgulayan bir bakıştan yoksun, geçmişte ve bugün gösterilen mücadeleye yakışmayacak şekilde geleneksel yas törenleri haline geldi, getirildi.
 
Abhazya’ya ilk gittiğimde “dog beach” yani "köpek sahili" denilen sahil kenarında, bakımsız otlar arasında kaybolmuş “muhaceret anıtını” gördüğümde şaşkınlığımı gizleyememiştim. Acı, hastalık, sefalet ama bütün bunlardan daha fazla bir direniş ve mücadele tarihine sahip bir milletin geçmişini unutmaya adeta mahkûm edilmesi aklımın alabileceği bir şey değildi.
 
21 Mayıslar, Rusya’nın Kafkas halkına belli bir kasıtla, bilinçli olarak, yok etmek amacıyla uyguladığı “soykırım”a direniş günü olmalıdır. Özellikle Rusya ifadesini kullandığımı söylemek isterim. Çarlık Rusya’sının geçmişte uyguladığı soykırım politikalarını bugün Rusya Federasyonu’nun Kafkasya’nın çeşitli yerlerinde, Çeçenistan’da uygulamadığını söylemek yalan olurdu. Nasıl Caharkale'de bugün göstermelik camiler inşa ederek hala devam eden bağımsızlık mücadelesini, savaşı unutturamazsanız, nesnesi, öznesi belli olmayan cümleler kurup, içi boş barış mesajları vererek yaşanılan bir gerçeği, soykırımı da unutturamazsanız.
 
Bahse konu yaşanılan, insanlarımıza yaşatılan “soykırım” ın öznesi de, nesnesi de bellidir.
 
Rusya Kafkas halklarına soykırım uygulamıştır!
 
Bu gerçek bu kadar ortadayken, diasporada bazı çevrelerin bu içi boş ve en kötüsü Rusya yanlısı tavırlarını anlamak ne yazık ki çok kolay ama utanç verici hale geldi.
 
2003 yılında Adigey de yaşayan Adigeler arasında 21 Mayıs 1864 ile ilgili yapılan ufak bir kamuoyu yoklamasında çok çarpıcı bir gerçek ortaya koyulmuştu aslında.[2] “21 Mayıs size neyi hatırlatıyor” sorusuna, ankete katılan üniversite öğrencilerinden bu tarihin ne ifade ettiğini bilen çıkmıyor, maalesef. Dahası, 21 Mayıs’ın anlamı anlatıldıktan sonra, kendilerine yöneltilen herhangi bir anma programına katılıp katılmayacakları sorusuna ise çoğunluk bu konuyu düşünmedikleri yönünde cevap veriyor. 23 kişi ise bugünün anlamsız olduğunu ve yas yerine neşeyi tercih ettiklerini dile getiriyor.
 
Hiç kendinize sordunuz mu?
 
Siz Rusya’nın adını telaffuz etmekte zorlanırken, düzenlediğiniz anma programlarının içini boşaltırken, Rusya neden “sorumlusu ve uygulayıcısı olmadığı” (!) bir soykırımı unutturmak için çaba sarf etmiştir acaba ?!
 
 

[1]Fadeev, Rostislav: Kavkazskaia voina. Moskva 2005 (1. Basım as Pisma s Kavkaza in 1864-1865), s. 199. ; Irma Kreiten, The Russian final subjugation of Northwestern Caucasus: Colonial Atrocities and European Responsibilities, 6 Ekim 2008.
[2] Adige Gençleri Sürgünden Bihaber, http://www.kafkas.org.tr/ajans/2003/mayis/21.05.2003_adige_cencleri.htm

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti Bağımsızlık Bildirgesi 21 Mayıs
Aslan Mashadov Cahar Dudayev
www.olympicgenocide.org Vladimir Putin
Politkovskaya, Yevloev, Markelov