ÇEÇEN KAMPLARI
GENEL BİLGİ
~Ağustos 2005~
1999 yılında 2. Çeçen-Rus savaşının başlamasıyla beraber Çeçen nüfusunun büyük bir bölümü soykırımdan kaçmak adına ülkelerini terk etmek zorunda kaldı. Nüfusun büyük bir bölümü komşu ülkeler olan İnguşetya, Dağıstan ve Gürcistan'a sığındı.
Bu dönemde bir heyet Gürcistan'a giderek, Çeçen mültecilerle görüşmeler yaptılar. Bu görüşmelerde Türkiye'den giden heyet tarafından Çeçenlere bu geçişten önce vatandaşlık haklarının verileceği, sağlık, eğitim ve sosyal ihtiyaçlarının giderileceği vaatlerinde bulunuldu. Günlerce süren zorlu bir yolculuğun ve sınırda yaşanan zorlukların ardından çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 500 Çeçen mültecinin Türkiye'ye girmeleri sağlandı. (İlk gelenlerin ardından çeşitli yollarla Türkiye'ye giriş yapan pek çok Çeçen oldu. Bugün İstanbul'da yaklaşık 1000 Çeçen olduğu varsayılmakta).
Çeçenler Türkiye'ye ilk geldiklerinde bir süre, otellerde yaşadılar ve daha sonra evlere yerleştirildiler. Bu süre giderlerin büyük bir bölümü Çeçen Dayanışma Komitesi ve kimi siyasi, kimi hayırsever kurum ve kişilerce karşılandı. Kiralar ödenemez hale gelince, yeni bir çözüme ihtiyaç duyuldu ve T. C. Devlet Demiryolları'nın Fenerbahçe'deki kampingine yerleştirildiler. Herhangi bir yasal statüleri, oturma ve çalışma izinleri ve hatta kiminin kimlik belgeleri dahi olmaksızın yeni bir süreç başlamış oldu. Fenerbahçe kampı yetersiz kaldığını için önce Ümraniye, ardından Beykoz kampı kuruldu.
Mülteciler, her üç kampın ve yaşayanlarının herhangi bir resmi statüsü olmamasına rağmen beş yıldır var olma mücadelesi veriyorlar. Kaderleriyle baş başa bırakılan Çeçenler'in tek geçim kaynağı pek çok kurum, kuruluş ve kişilerce ve birbirlerinden bağımsız yapılan yardımlar oldu. Kişiler tarafından yapılan yardımlar dışındakilerin büyük bir çoğunluğu siyasi bir amaca yönelikti. Kamplardaki zor koşulları ne yazık ki bir fırsat olarak gören bazı siyasi çıkar çevreleri, umdukları karşılığı bulamayınca ya da siyasi konjonktür değiştikçe yardımlarıyla birlikte gittiler. Benzer örneklerin sıkça yaşanması kamplarda yaşayanların zaten yabancı oldukları bu ülkeye daha da yabancılaşmalarına ve güvensizleşmelerine sebep oldu. Yine de gelen yardımları nereden geldiğine bakmaksızın kabul etmek dışında bir seçenekleri yok.
6 yıldır düzenli olarak yapılan tek yardım, Üsküdar Belediyesi'nin her üç kampa hafta içi günde bir öğün olarak gönderdiği yemeğin ötesine geçmedi.
Öte yandan sağlık ve eğitim gibi temel sorunlara ilişkin herhangi bir girişimde bulunulmuş değil. Yaşadıkları kötü koşullar başta solunum yolları ve romatizmal rahatsızlıklar olmak üzere birçok sağlık problemini beraberinde getirdi, getiriyor. Acil durumdaki hastalar için yapılan görüşmeler sonucunda yardım edilebildiyse de, asla yeterli düzeyde değildi. Ne hastaların müdahale sonrası takipleri yapılabildi, ne de sağlık koşulları iyileştirilebildi. Bugün itibariyle kamplarda yaşayan pek çok kişinin acil tıbbi müdahale gerektiren sorunları var. Bu hastalar içinde çocuklar ve kadınlar olduğu gibi, savaşta ağır yaralanan ve o zamandan beri müdahale bekleyenler de var. Sağlık sorunlarının çözülebilmesi için her üç kampta da kapsamlı bir sağlık taraması yapılmalı ve bu taramanın düzenli hale getirilmesi sağlanmalıdır.
Çeçenler'in bir başka önemli sorunu da eğitim hizmetlerinden faydalanamamaları. Kamplarda yaşayan çocuklardan bazıları okula gidebilmelerine rağmen belge alamıyorlar. Misafir öğrenci statüsüyle derslere devam etmelerine izin veriliyor. Dolayısıyla almış oldukları eğitimin bir geçerliliği olmadığı gibi süreç, bazı çocuklar üzerinde daha farklı tahribatlara da sebep olabiliyor. Bahsedilen tahribatların en önemli sebebi Çeçen çocuklarının diğerlerinden ayrı tutulması ve farklı muameleye maruz kalmalarıdır. Ailelerin maddi gücünün olmaması ve gelen yardımların yetersizliği çocukların okul ihtiyaçlarının da karşılanamaması demek oluyor. Yine de okula gidemeyen çocuklara nispeten daha şanslı olduklarını unutmamak gerekir. Ne de olsa şu an yaşadıkları ve daha ne kadar yaşayacakları belli olmayan bu ülkenin sistemini diğerlerinden daha iyi anlayıp sosyalleşebiliyorlar. Okula gidemeyen çocuklar için kamplarda sınıflar kuruluyor ve Çeçence, Rusça, Matematik ve Çeçen adetleri gibi dersler veriliyor. Zaman zaman gönüllü üniversite öğrencilerince sürdürülen derslerdeyse çocuklara Türkçe öğretiliyor.
Bahsi geçen çocukların büyük bölümü savaşa tanıklık etmiş ve bu travmayla baş etmek zorunda kalmış çocuklar. Tek başlarına ya da aynı travmayı yaşayan aile üyeleriyle beraber. Bugüne kadar her hangi bir psikolojik destek görmeyen çocuklarda ve yetişkinlerde sıkça davranış bozukluklarına rastlanmakta.
Daha pek çok sorun sıralanabilir elbette... Ne de olsa mülteci bile olmayan insanların karşılanamayan ihtiyaçlarından bahsediyoruz. Yine de temel sorunların dışına çıkmadan ayrıca kamplara bakmakta fayda var.
FENERBAHÇE KAMPI 
KAMP BİLGİLERİ |
|
Kamp Adresi |
Devlet Demir Yolları Tesisi FENERBAHÇE / İSTANBUL |
Kamp Başkanı Ad/Soyadı |
|
Kamp Başkanı Tel No |
|
Kamp Kuruluş Tarihi |
2000 / Kasım |
Kampta Kalan Hane Sayısı |
45 |
Kampta Kalan Kişi Sayısı |
125 |
Kampta Kalan Çocuk Sayısı |
45 |
Kampta Kalan Kadın Sayısı |
52 |
Kampta Kalan Erkek Sayısı |
28 |
Kampta Kalan Sakat Sayısı |
Yok |
Okula Giden Çocuk Sayısı |
12 (Misafir Öğrenci Konumunda ) |
Gıda İhtiyacı |
Büyükşehir Belediyesi'nin ekmek (günlük kişi başına 1 ekmek), arada bir de ayran, yoğurt ve meyvesuyu dağıtımı var.Düzenli gelen herhangi bir gıda yardımı yok |
Depo |
Çok az miktarda ilaç |
Sağlık |
Yaşlılarda ve çocuklarda soğuktan ve düzensiz beslenmekten kaynaklanan hastalıklar (grip, enfeksiyon vb. ) |
Su |
Problemli değil |
Elektrik |
Var fakat yeterli voltajda değil |
Isınma |
Problemli, herhangi bir ısıtma sistemi yok
25 adet katalitik soba ihtiyacı var |
Tüp |
Düzenli bir dağıtım yok, arada bir yardım yapılıyor |
Genel Problemler |
Çatılardan yağmur akıntısı var bundan kaynaklı sıkıntılar yaşanıyor, okula gidemeyen çocuklar için mesleki eğitim yapılması gerekiyor, düzenli gıda ihtiyacı var. |
Fenerbahçe Kampında şu anda 125 kişi yaşıyor. Kamp yan yana dizilmiş 6m 2 'lik briket barakalardan oluşuyor. Her ailenin bir barakası var.
Deniz kenarında olan Fenerbahçe Kampı'nın en önemli sorunlarından biri nem, diğeri ise deniz kirliliği. Bu iki faktör kampta yaşayanların sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Dolayısıyla kampta, solunum yolu rahatsızlıkları, iltihabi hastalıklar ve salgın hastalıklara çok sık rastlanmakta. Nem oranının yüksekliği ve açık deniz kenarında olması ısınma sorununu daha da arttırıyor. Barakalarda baca yok. Tüm kampa verilen elektriğin voltajı çok düşük ve TCDD yönetimi tarafından keyfi kısıtlamalar gidilebiliyor. Dolayısıyla ısınmak için katalitik soba kullanmak zorundalar. Ama tüp fiyatları çok yüksek olduğu için bunu satın alamıyorlar ya da olmayan bütçelerinin büyük bölümünü buna ayırmak zorunda kalıyorlar. Kampa yeterli su verilmemesi, banyo ve tuvaletin az sayıda ve ortak olması beraberinde temizlik sorununu da getiriyor.
Fenerbahçe Kamp'ında okula gidebilen 12 çocuk var. Fakat bu çocuklar, okula kayıt olamıyor, “misafir öğrenci” statüsünde kabul ediliyorlar. Dolayısıyla eğitimlerini belgeleyemiyorlar. Çocuklar, civardaki 2 okula gidiyorlar. Bir okul çocuklar için kendi inisiyatifiyle servis tuttuysa da, diğer okula devam eden çocuklar günde üç-dört km'lik yolu yürümek zorunda kalıyorlar.
ÜMRANİYE KAMPI 
KAMP BİLGİLERİ |
|
Kamp Adresi |
Halil Ürrahman Camii Yanı Atakent Ümraniye |
Kamp Başkanı Ad/Soyadı |
|
Kamp Başkanı Tel No |
|
Kamp Kuruluş Tarihi |
2000 / Kasım |
Kampta Kalan Hane Sayısı |
32 |
Kampta Kalan Kişi Sayısı |
124 |
Kampta Kalan Çocuk Sayısı |
65 |
Kampta Kalan Bayan Sayısı |
32 |
Kampta Kalan Erkek Sayısı |
27 |
Kampta Kalan Sakat Sayısı |
7 |
Okula Giden Çocuk Sayısı |
Yok |
Gıda İhtiyacı |
Büyükşehir Belediyesi'nin ekmek (günlük kişi başına 1 ekmek), arada bir de ayran, yoğurt ve meyvesuyu dağıtımı var.Düzenli gelen herhangi bir gıda yardımı yok |
Depo |
Yok |
Sağlık |
Yaşlılarda ve çocuklarda soğuktan ve düzensiz beslenmekten kaynaklanan hastalıklar (grip, enfeksiyon vb. ) Kalp hastası var |
Su |
Problemli değil, su ve elektrik parası ödenmiyor |
Elektrik |
Problemli değil |
Isınma |
Kalorifer ile sağlaniyor |
Tüp |
Ümraniye Belediyesi tarafından ayda 30 adet dağıtılıyor |
Genel Problemler |
Binanın boşaltılması tekrar için girişimlere başlanmış, okula gidemeyen çocuklar için mesleki eğitim, düzenli gıda dağıtımı. Acil olarak 1 kişinin ameliyat olması gerekiyor. |
Ümraniye kampında 124 kişi yaşıyor.Halil-ül Rahman Camii'nin alt katındaki bir koridorda sağlı sollu yaklaşık 20 m 2 'lik odalardan oluşan katta her aile bir odayı kullanıyor. Binanın fiziki yapısı, Fenerbahçe Kampına oranla daha iyi gibi görünse de, tamamen betonarme olması ve çok büyük olması ciddi bir ısınma problemi yaratıyor. Binanın çok büyük olması fare ve haşerelerin temizlenememesine de neden oluyor. Bunlar da beraberinde ciddi sağlık sorunlarını getiriyor.
65 çocuk var. Çocuklardan hiçbiri MEB'e bağlı okullara gidemiyorlar. Kamp yöneticileri bu soruna çözüm olarak, kamp içinde bir okul kurdular. Okulda Rusça, Matematik ve Çeçen Adetleri olmak üzere üç ders var. İlçe Milli Eğitim Müdürü ile yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamadı.
Bu kampta da banyo ve tuvaletlerin ortak olması temizlik sorunlarını da beraberinde getiriyor.
Daha önce boşaltılmak istenen kamp, Çeçen temsilcilerin müdahalesi sonucu engellendi.
BEYKOZ KAMPI

KAMP BİLGİLERİ |
|
Kamp Adresi |
Sultan Aziz Camii Yanı No:116 Tokatköy, Beykoz |
Kamp Başkanı Ad/Soyadı |
|
|
Kamp Başkanı Tel No |
|
|
Kamp Kuruluş Tarihi |
2001 / Kasım |
Kampta Kalan Hane Sayısı |
25 |
Kampta Kalan Kişi Sayısı |
90 |
Kampta Kalan Çocuk Sayısı |
44 |
Kampta Kalan Bayan Sayısı |
15 |
Kampta Kalan Erkek Sayısı |
31 |
Kampta Kalan Sakat Sayısı |
Yok |
Okula Giden Çocuk Sayısı |
16 (Misafir Öğrenci Konumunda ) |
Gıda İhtiyacı |
Büyükşehir Belediyesi'nin ekmek (günlük kişi başına 1 ekmek), arada bir de ayran, yoğurt ve meyvesuyu dağıtımı var.
Düzenli gelen herhangi bir gıda yardımı yok |
Depo |
Az miktarda gıda |
Sağlık |
Yaşlılar ve çocukların %80'inde soğuktan ve düzensiz beslenmekten kaynaklanan hastalıklar (grip, enfeksiyon vs.) |
Su |
Problemli değil |
Elektrik |
Var; fakat borcundan dolayı kesilecek |
Isınma |
Problemli, elektrikli soba ile ısınma sağlanıyor |
Tüp |
Düzenli bir dağıtım yok. Satın alınıyor |
Genel Problemler |
Binanın boşaltılması isteniyor.
Merdiven trabzanları yok ve tehlike yaratıyor.
Elektrik borcundan dolayı kesilecek (Borç tutarı 50 milyar).
Okula gidemeyen çocuklar için mesleki eğitim ve düzenli gıda dağıtımına ihtiyaç var. |
90 kişi yaşıyor. Daha önce MGV'nin yurt olarak kullandığı bina 4 katlı. Her katta 8 oda var. Odalar yaklaşık 25m 2 . MGV'den kalan borç dolayısıyla kampta sık sık elektrik kesintileri yaşanmakta. Borcun gün geçtikçe artması ve ödenmesi zor bir rakama ulaşması elektrik sorununu çözümsüzlüğe sürüklüyor.
Şehrin ve diğer kampların uzağında kalmasından ötürü buraya gelen yardım oranı diğer üç kamptan çok daha düşük. Dolayısıyla temel gıda yardımında bile oldukça yetersiz kalınıyor.
Diğer iki kampta da olduğu gibi Beykoz'da da ısınma sorunu var.
Beykoz'da 16 çocuk okula gidiyor. Onlar da tıpkı Fenerbahçe'deki çocuklar gibi “misafir öğrenci” statüsündeler ve diploma sahibi olamıyorlar.
HUKUKI SÜREÇ Genel Bilgiler
Yaklaşık on aydan beri Ümraniye, Fenerbahçe ve Beykoz'daki Çeçen “sığınmacılara” çeşitli konularda hukuki yardım verilmeye çalışılmaktadır. Bu yardımlar şu an iki avukat tarafından verilmektedir. Ayrıca AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) başvuruları için devam eden süreçte, bu konuda uzman iki avukat daha görev almış durumdadır.
Gözaltına alınan, tutuklanan, sınır dışı edilme tehlikesi altında yabancılar şubesi “misafirhanesinde” zorunlu ikamete tabi tutulan Çeçen sığınmacılara elden geldiği ölçüde avukatlık hizmeti verilmekte, herhangi bir mağduriyete uğramamaları için adli ve idari süreçleri takip edilmektedir. Ayrıca başta Fenerbahçe ve Ümraniye Kampları olmak üzere, Çeçen sığınmacıların büyük bir kısmının AİHM başvurusu için gerekli yetki belgeleri alınmış ve başvuru işlemleri ile ilgili prosedüre başlanmak üzeredir. Bu prosedürün detayları aşağıda verilecektir.
Temel Sorunlar
Kamplarda veya tutulan evlerde yaşayan işgal mağduru Çeçenler'in en temel sorunu hukuki statülerindeki belirsizliktir. Bu kişilerin vatandaşlık bağı ile bağlı varsayıldıkları Rusya Federasyonu Avrupa Konseyi'nin bir üyesi olduğundan, Çeçenler Avrupalı sayılmakta ve kendilerinin mülteci statüsü alma hakları “teorik” bir imkan olarak mevcut bulunmaktadır. Ne var ki, çoğunluğu dört yıldan beri Türkiye'de bulunan Çeçenler'in bir takım usulü formaliteleri zamanında yerine getirmediklerini bahane eden hükümet, şimdiye kadar Çeçenler'e bu hakkı tanımamıştır. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin ülkemizdeki temsilciliği ise, Türkiye'nin mültecilerle ilgili uluslararası anlaşmalara koyduğu çekinceler nedeniyle iltica başvurusunda bulunma hakkı olmayan Avrupa-dışı ülkelerden gelen sığınmacılara yardım etmekte ve Çeçenlerle ilgili bir işlem yapmamaktadır. BM Mülteciler komiserliğinin bu husustaki savunması kendilerinin mültecilik sıfatı kazanmış kişiler veya bu hakkı alma hakkı olmayanlarla ilgilenebilecekleri bu hakkı bulunduğu halde almamış olanlara yönelik faaliyet gösteremeyecekleri yönündedir. Kanunen mültecilik alma hakkı bulunan Çeçenler ülkeye giriş tarihi üzerinden 10 gün geçtikten sonra mültecilik başvurusu yapma hakkını kaybederken bu süre içersinde yapılan bazı başvuruların kabulü geciktirilerek mültecilik sürecinin engellendiği münferit vakalar Çeçenlerin karşı karşıya kaldığı hukuksuzluğu gözler önüne sermektedir. Yani işgal mağduru Çeçenler trajikomik bir biçimde ortada kalmış durumdadırlar. Ne sığınmacı, ne de mülteci statüsü elde edememekte ve “resmi uygulamada” ülkeye kaçak giriş yapmış “kötü niyetli” yabancılar kategorisinde değerlendirilmektedirler. Af örgütü Türkiye bürosuna yapılan başvurular da örgütün Türkiye şubesince göz ardı edilmiştir. Bu karanlık tablodaki tek teselli edici yan, Türkiye'nin gayrı resmi bir tavırla Çeçenler'in ülkedeki varlığına göz yumması ve sınır dışı yoluna pek ender olarak başvurmasıdır. Bu koşulda da sınır dışı edilenler direk Rusya'ya değil Azerbaycan, Gürcistan vb. üçüncü ülkelere yollanmaktadır.
Çeçenler'in hukuki statülerindeki bu belirsizlik yaşamlarının her alanında olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Çeçenler çalışma izni alamadıkları için ya iş bulamamakta veya çok düşük ücretli işlerde, her türlü sosyal güvenceden mahrum şekilde kaçak olarak çalışmak durumunda kalmaktadırlar. Hatta bazen bu tür kaçak çalışmaların sonucunda işverenlerin ücret ödememek için Çeçenlerin hukuki açıklarını istismar ettikleri de rapor edilmiştir. Ayrıca statü sıkıntısı Çeçen çocuklarının eğitim olanaklarını ya hiç kullanamamasına veya kullandıkları eğitim olanaklarını ileride işlerine yarayacak şekilde belgeleyememelerine yol açmaktadır. Kısacası Çeçenler'in hukuki statülerine ilişkin sorun çözümlenmeden onların sıkıntılarını gidermeye yönelik her türlü çaba, iyi niyetli de olsa, geçici çözümler olarak kalmaya mahkûm gözükmektedir.
Çeçenler'e yapılan hukuki yardımlarda bir diğer temel sıkıntı vekâletname sıkıntısıdır. Gözaltı ve devamındaki hazırlık soruşturması safhasında vekâlet gerekmediğinden, bu durumdaki Çeçenler'e yardım etme konusunda herhangi bir sıkıntı yaşanmamaktadır. Nitekim bugüne kadar, Kafkasya Forumu toplu gözaltılar da dahil olmak üzere yaklaşık 60 Çeçen sığınmacıya hukuki destek sağlamıştır. İdare Mahkemesi, Emniyet Genel Müdürlüğü vb. yerler nezlindeki girişimlerimiz neticesinde aylardır yabancılar şubesinde tutulan ve İran'a sınır dışı edilmek istenen dokuz Çeçen mülteci serbest kalmış ve ailelerine kavuşmuştur. Ancak tutuklanma ve sınır dışı edilmek üzere yabancılar şubesine teslim edilme hallerinde elimizde bu kişilere ait geçerli bir vekâletnamenin olmaması ciddi bir sorundur ve ileride telafisi imkânsız trajik sonuçlara yol açabilir. (örneğin işkence ve ölüm tehlikesi altındaki bir kişinin Rusya makamlarına teslim edilmesini engelleyememe vb.). Bu yüzden ayrı ayrı halledilmeye kalkışıldığında astronomik maliyetleri olacak vekâlet işinin, tanıdık bir noter vasıtası ile ve mümkün olduğunca toplu gruplar halinde halledilmesi gereklidir.
Neler yapabilirsiniz?
Kamplar icin Kafkasya Forumu zaman zaman yardım kampanyası duzenlemekte veya toplanan yardımları kamplara iletmektedir. Duyurusunu yaptgımız herhangi bir kampanyamıza katılabilir veya bulundugunuz yerde bir kampanya baslatabilirsiniz.
Kafkasya Forumu kamplara yardım icin nakit kabul etmemektedir. Yardımlarınızı gıda veya giyecek olarak ulastırabilirsiniz.
Bu tip bir destek oncesinde Kafkasya Forumu'yla iletisime gecerek hangi kampta hangi ihtiyacın yoğunluk gosterdiğini öğrenebilirsiniz.
İletişim için: iletisim@kafkasyaforumu.org




|