Kafkasya Forumu

     

Kafkasya Forumu, 6. Avrupa Sosyal Forumu'nda

e-Posta Yazdır PDF
Share

Kafkasya Forumu, "Proje Marsho" proje grubu ile 1-4 Temmuz tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek olan 6. Avrupa Sosyal Forumu'nda yer alacaktır. Organizasyon ile ilgili özet bilgiler aşağıdaki gibidir. Detaylı bilgi yakında tekrar web sitemizden yayınlanacaktır.

Türkiye ve AB'nin Göçmenler ile  İlgili Politik Belirsizligi. Çeçen Sığınmacıların Durumu

- Çeçen sığınmacıların yaşam koşulları nasıl iyileştirilebilir?

- Çocukların okullara girişi nasıl garanti altına alınabilir?

- Sağlık ve bakım ihtiyaçları nasıl temin edilebilir?

- Çalışma hakkı ve işverene karşı temel koruma önlemleri nasıl verilebilir?

- Çeçenlerin Avrupa ülkelerinden men edilmesinin nedeni nasıl açıklanabilir?

- Avrupalıların Türkiye'deki Çeçen sığınmacıların durumunu görmezden gelmesi nasıl açıklanabilir?

Bu aktivitede işbirliği yapacak olan organizasyonlar:

Kafkasya Forumu, Türkiye

Le Convoi Syndical, Fransa

Aktivite: Seminer

Amac: Strateji, vizyon ve alternatifler geliştirilmesi, Güncel sosyal sorunların analizi, Karşılıklı hareket, diyalog/tartışma (yüzleşmeli dialog), Mücadelelerin tanıklığı, Diğer.

http://www.esf2010.org


6th European Social Forum, 1-4 July, Istanbul, Turkey

Turkey's and EU's political ambiguities regarding migrants. The case of Chechens asylum seekers.

- How to improve Chechen asylum seekers' living conditions?

- How to guarantee children access to schools?

- How to ensure health and sanitarian needs?

- How to give them rights to work and some basic protection towards employers?

- How to explain why Chechens are barred from European countries?

- How to explain why Europeans disregard the situation of Chechen refugees in Turkey?

Organisations collaborating on this activity:
    * Kafkasya Forumu, Turkey
    * Le Convoi Syndical, France
What: Seminar
Theme: Against fortress Europe
Aim: Developing strategies, visions and alternatives, Analysing present social issues, Cross-movement dialogue/debate ('confrontative dialogue'), Testimonies of struggles, Other
http://www.esf2010.org
 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Çeçen Kampları: Detaylı Bilgi ve İhtiyaç Listesi

Beykoz Kampı

90 kişi yaşıyor. Daha önce M.G.V.’nin yurt olarak kullandığı bina 4 katlı. Her katta 8 oda var. Odalar yaklaşık 25 m2. M.G.V.’den kalan borç dolayısıyla kampta sık sık elektirik kesintileri yaşanmakta. Borcun gün geçtikçe artması ve ödenmesi zor bir rakama ulaşması elektrik sorununu çözümsüzlüğe sürüklüyo...

Ümraniye Kampı

Ümraniye kampında 124 kişi yaşıyor. Halil-ül Rahman Camii’nin alt katındaki bir koridorda sağlı sollu yaklaşık 20 m2’lik odalardan oluşan katta her aile bir odayı kullanıyor. Binanın fiziki yapısı, Fenerbahçe Kampına oranla daha iyi gibi görünse de, tamamen betonarme olması ve çok büyük olması ciddi bir ısınm...

Fenerbahçe Kampı

Fenerbahçe Kampında şu anda 168 kişi yaşıyor. Kamp yan yana dizilmiş 6-10 m2’lik briket barakalardan oluşuyor. Her ailenin bir barakası var. Deniz kenarında olan Fenerbahçe Kampı’nın en önemli sorunlarından biri nem, diğeri ise deniz kirliliği. Bu iki faktör kampta yaşayanların sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Do...

Proje Marsho

PROJE TANIMI

Rusya’nın, 1994 yılından beri Çeçenya’da sürdürdüğü soykırım ve sürgün politikasının bir sonucu olarak mülteci veya sığınmacı konumuna düşen Çeçen halkının haklı mücadelesini dünyaya anlatılması, sürgündeki yaşam koşullarının, hukuki, sosyal ve ekonomik haklarının iyileştirmesi. İlgili sivil toplum kuruluşları ile birlikte küresel bir dayanışma ağı oluşturmayı hedefleyen sivil bir çatı örgütlenmesi oluşturulması.

PROJE ALANI

Faaliyetlerine Türkiye’de başlayacak olan Proje Marşo, öncelikle Türkiye’de bulunan Çeçen Sığınma Kampları ve evlerinde faaliyet gösterecektir. Siyasi, kültürel, akademik ve ekonomik hedefler kapsamında, Üniversiteler, Sivil Toplum Kuruluşları, Akademik Kurumlar, ilgili Devlet Kuruluşları, BM ve Medya kuruluşları başlıca faaliyet alanlarını oluşturmaktadır. Proje Marşo’nun temel hedef olarak benimsediği uluslararası bir örgütlenmenin kurulması çerçevesinde, Çeçen mültecilerin dağıldığı ve konuyla ilgili çalışma yürüten sivil toplum kuruluşlarının mevcut olduğu tüm ülkeler faaliyet alanına girmektedir.

Projenin Gerekçeleri

Çeçen Mülteciler

1994 yılında Rusya’nın Çeçenya’yı işgal girişimiyle başlayan insanlık dramının en önemli boyutlarından biri neredeyse bütün bir halkın yurdundan sürülerek mülteci durumuna düşürülmesidir. Savaşın giderek şiddetini arttırmasıyla Çeçen sığınmacılar olumsuz koşullar altında yaşadıkları Rusya Federasyonu’na bağlı diğer bölgeler ve eski SSCB coğrafyasını da terk ederek, daha elverişli koşullar bulabilmek amacıyla dünyanın dört bir yanına dağılmışlardır. Bugün Japonya’dan ABD’ye kadar pek çok ülkede çeşitli sayıda Çeçen sığınmacı hayatta kalma mücadeleleriyle kimliklerini koruma mücadelesini eş zamanlı olarak sürdürmektedirler. Tamamen yaşadıkları ülkelerin kendilerine sunduğu olanaklara bağımlı olarak, alışık olmadıkları kültürel dokular içinde, örgütsüz ve dağınık bir şekilde yaşamlarını sürdürmekte olan mülteciler giderek toplumsal aidiyetlerini yitirmekte ve dağılma süreci hızla etkisini hissettirmektedir. Bireysel kurtuluş arayışlarının giderek ön plana çıktığını gözlemlediğimiz bu süreçte Çeçen mültecilerin örgütlü ve kolektif bir mücadele içine girmesi sadece Çeçen davasının başarıya ulaşması için değil Çeçen Kimliği’nin korunması açısından da kaçınılmazdır.

Sivil Toplum Kuruluşları

Mültecilik koşulları altında yaşayan Çeçenlerin sığındıkları ülkelerde kendi başlarına etkin bir diaspora özelliği göstermeleri mümkün olmasa da ilişkide oldukları kurum ve kuruluşlarla bu etkiyi yaratma şansı bulunmaktadır. Çeçen mültecilerin yaşadığı hemen her ülkede Çeçenya konusunda duyarlı STK’lar bulunduğu gibi mültecilerin olmadığı pek çok ülkede de konuyla ilgili çeşitli boyutlarda organizasyonlar faaliyet göstermektedirler. Mültecilere yönelik destek projeleri geliştirmek ötesinde pek sesini duyuramayan bu organizasyonlar genellikle birbirilerinden kopuk bir şekilde faaliyet göstermekte ve siyasi örgütlenme konusunda da eksik kalmaktadırlar. Bu örgütlenmelerin asgari siyasi müştereklerle birleşerek ortak faaliyet geliştirmeye başlamaları uluslararası bir nitelik arzeden Çeçenya’nın bağımsızlığı meselesini yerel faaliyet alanlarına sıkışmaktan kurtaracak bir girişim olacaktır.

Rus Dezenformasyonunun Kırılması

Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra değişen global dengeleri de gözeterek Çeçenya’da yürüttüğü kirli savaşı meşrulaştırmak için her yola başvuran Rusya Federasyonu’nun en önemli çabalarından biri Çeçen halkına karşı yürüttüğü insanlık suçlarını gizlemek oldu. Çeçenya içinde ve dışında Çeçen liderliğinin mücadelenin askeri boyutlarına odaklanmış olması sebebiyle, şimdiye kadar sivil ve insani boyutu yeterince işlenemedi. Çeçen Ulusal Bağımsızlık Savaşının siyasi meşruluğunun yanı sıra, bu mücadelenin tarihsel bir halk mücadelesi olduğu ve Rusya’nın Çeçen halkına karşı insanlık suçu işlediğinin dünyaya sürekli anlatılması gerekmektedir. Bu olanakların bir an önce yaratılması, tüm kitle iletişim metodlarının devreye sokulması, etkili bir propagandayla gerçeklerin dünya kamuoyuna ulaştırılması, Rusya’nın dezenformasyon çabalarını kırmak için kaçınılmazdır.